- Gürcistan'ın Başkenti
- Kafkasyanın en önemli kentlerinden.
- Tarihi ipek yolu üzerinde
- İranlıların Arapların Moğolların Bizanslıların Türklerin en son olarak Rusların hakimiyetinde kaldıktan sonra 1991 yılında Gürcistan'ın bağımsızlık kazanmasıyla gürcülerin hakimiyetine geçti
- pek çok farklı kültürün hakimiyeti altında kalmasından dolayı zengin bir mimari mirasa sahip.
Friday, March 4, 2011
Wednesday, March 2, 2011
tiflis iveria (iberia) Hotel
Gürcistan'ın Başkenti Tiflis. Sovyetler Birliği'nden kopuşun ardından ülkenin içine düştüğü bunalımlı ortam, siyasi iktidarsızlıklar, ekonomik darboğaz, pek çok eski Sovyet ülkesi gibi Gürcistan'ın da kaderiydi. Durum da otomatik olarak başkent Tiflis'te mimariye yansımıştı. Gürcistan'a ait bugün 3 özerk bölge bulunuyor. bunlardan biri Türkiye ile sınırında bulunan Acaristan, diğeri bağımsızlığını silahlı bir mücadele sonucu kazandığı zaferle ilan eden ancak yalnızca destekçisi Rusya tarafından tanınmış olan Abhazya, bir diğeri ise ülkenin kuzeyinde yine Rusya'nın bağımsızlık için destek verdiği Güney Osetya özerk bölgesi. En son 2008 yılında Güney Osetya'nın tıpkı Abhazya gibi bağımsızlığını ilan etmesi üzerine bölgede gerilim yükselmiş ve Büyük ağabey Rusya Gürcistan'ın silahlı müdahalesine silahla karşılık vererek olayı savaşa sürüklemişti. Bu ön bilgiden sonra lafı uzatmadan konumuza yani Iveria Hotele dönelim. Otel Sovyet Gürcistan Cumhuriyetinin Başkenti Tiflis'e yakışır bir otel olarak 1967'de 1. sınıf lüks bir otel olarak inşa edilmışti. Az önce sözünü ettiğim Abhazya Özerk Cumhuriyeti'nin bağımsızlığı nedeniyle çıkan iç savaş ile birlikte bölgeden pek çok mülteci başkent Tiflis'e akın etmiş (1998). Devlet ise sığınan halkına kucak açmış ve onları devlet malı İveria Otel'e yerleştirmiş. Kısa süre içinde otel kentin tam merkezinde çok katlı bir mülteci kampına dönüşmüş. Türkiye için otelin yeri nereye denk düşer tam bilemiyorum ancak Taksim meydanına bakan The Marmara otelinin bu şekilde olabileceğini düşünmek garip geliyor doğrusu. 2004 yılına kadar mülteciler bu "kamp'ta" barınmaya devam ederken, kendi ihtiyaçları doğrultusunda da oteli oldukça değiştirmişler. Ortaya çıkan görüntüler enteresan. İveria otel 2004 yılında "kapitalistleşme" sürecinde hızlı adımlarla ilerleyen Gürcistan'ın yeni politikası ile para'ya dönüştürülmüş ve mülteciler otelden çıkarılarak 5 yıldızlı bir otel olarak yenilenmiş. Radisson blu iveria otel olarak, "Gül Devrimi" meydanında (adını 2003'te Gürcistan'ın sosyalizm'den tamamen kopup Amerikan yanlısı bir yönetimi halk desteğiyle kabul ettiği Gül Devrimi'nden alır) bulunmaktadır.
1967 Sovyetler Birliği dönemi İveria Hotel
1998 siyasi kriz sonrası mültecilere açılan iveria otel
2004'te hazırlanan proje
iveria otel'in değişim süreci
radisson blu iveria hotel ***** !
Gürcistan'da Günümüzde, Sovyetler Birliği Döneminde yapılmış pek çok konut bloğu hala iveria hotelin 2004 yılındaki görünümüne sahiptir.
Monday, February 21, 2011
ermonom projesi arkitera seyahat bursunda ön elemeyi geçti!
ermonom projesi Arkitera Seyahat Bursu Adaylığında ön elemeyi geçti!
Tema ve rota ile birlikte ermonom proje fikrinin de anlaşılmış olması mutluluk verici.
Perdenin arkasında kalan dünyayı benim kadar merak edenlerin olduğunu bilmek, hissetmek oldukça teşvik edici.
o halde...haydi finale gidelim! Давай!
Saturday, February 19, 2011
erasmustan kalmış bir paylaşım. Berlin Sovyetler birliği konsolosluğuna ait kapalı spor salonu.
Dünyanın en büyük konsolosluk binası?
Gezi otobüsündeki rehberin söylediğine göre Berlindeki Rus Konsolosluğu imiş.
Sovyetler Birliği döneminde batıya karşı doğunun mimari alanda verdiği tepkiler oldukça somut ve bir o kadar da güçlü. Berlindeki Sovyetler Birliği konsolosluğu (bugünkü Rus konsolosluğu) da bunun en önemli göstergelerinden biri. Konsolosluğa ait yapılar oldukça geniş bir alana yayılmış öyleki yapılar arasından cadde dahi geçiyor. İşte o yapılardan benim en çok dikkatimi çekeni şüphesiz ki üzerinde Lenin'in resmi hala duran kırmızı tuğla kaplı spor salonu. Yapı konstrüktivizmin açık bir yansıması. Cephedeki pencere düzeni yapı iç elemanlarının cephede yer yer dışa vurulmuş olması, form düzeni... Her şey konstrüktivizm buradaydı diyor adeta. Bir önceki blogda yer verdiğim izmit seka fabrikasından kalan yapı ile dil benzerliğine de dikkat çekmeden edemeyeceğim.
izmit seka fabrikasından kalan bir yapı.
İzmit Seka Fabrikasının bulunduğu alanda, terk edilmiş, muhtemelen fabrikanın birimlerinden biri olan bu yapı, duruşu ve mimarisiyle yapılan tüm değişikliklere ve etrafını saran niteliksiz yapılara karşın kendini hissettiriyor. yapının fiziksel durumu berbat ancak mimari duruşuyla etrafını sarmış yeni yapılardan kat kat kaliteli. Belki de İzmit'te görülebilecek sayılı modern mimarlık örneğinden biri denilebilir. Mimarını, iç planlarını, hatta işlevini dahi bilmemekle beraber fabrikaya bağlı bir yönetim ofis binası olabileceğini tahmin ediyorum. Yapı kareye yakın bir plan şemasına sahip. Oldukça rasyonel bir dili var. Cephesi boyunca devam eden bant pencereler ve her tarafından bir buçuk metreyi aştığını tahmin ettiğim çıkmaları oldukça güçlü bir karakter veriyor yapıya. İçinin de sürprizlerle dolu olduğundan eminim. Google earth'den görüldüğü kadarıyla 6 adet ışıklık ya da iç avlusu olabilir. İzmit tren istasyonunun hemen yakınında bulunan bu yapıyı heyecan verici olarak nitelendirmeden edemeyeceğim. orijinal haline geri döndürülüp parseli içine yapılan derme çatma niteliksiz yapıların kaldırılmasıyla yapının çağdaşlarına taş çıkarabileceğini savunuyorum. Okul, ofis, müze, yönetim... vb pek çok çağdaş fonksiyon yüklenilerek kullanılabilecek bir yapı.
Tuesday, February 15, 2011
arkitera seyahat bursu son başvuru tarihi!
Arkitera seyahat bursuna son başvuru tarihi olması sebebiyle 2. bir tur posteri hazırladım.
gezide planladığım duraklarımdan birkaçı da buradalar.
yukarıdan aşağıya;
Road Ministry / Karayolları Bakanlığı / Tiflis / Gürcistan
Rusakov Worker's Club/ Rusakov İşçi Klübü/ Moskova / Rusya
Palace of the Press / Basın Sarayı / Bakü / Azerbaycan
gezide planladığım duraklarımdan birkaçı da buradalar.
yukarıdan aşağıya;
Road Ministry / Karayolları Bakanlığı / Tiflis / Gürcistan
Rusakov Worker's Club/ Rusakov İşçi Klübü/ Moskova / Rusya
Palace of the Press / Basın Sarayı / Bakü / Azerbaycan
Saturday, February 12, 2011
Architectural Mosters
architectural monsters! ne olduğunu tanımlayamadığım sadece konstrüktivist form kaygısıyla oluşturduğum ve spontane olarak serbest el ile çizip eklemelerle büyülttüğüm perspektif. Ilham kaynağım %100 olarak Iakov Chernikov'dur. kaçış noktalarını her zamanki gibi burda da kaydırmışım bir gün cetvel kullanarak bir perspektif çizeceğime dair inancımı hala içimde saklıyorum.
Kadıköy Halk Eğitim Merkezi
Kadıköy'de bahariye caddesine boğa heykelinin olduğu taraftan girdikten sonra uzun bir süre yürüyün. Süreyya operasını da geçin caddenin tenhalaşmaya başladığı yerde bir kısmı adalet sarayına çevrilmiş olan Kadıköy Halk Eğitim Merkezi karşınıza çıkacaktır. Caddeye bakan cephesi daha sade ve rasyonel olduğu için çok hissedemesek de Türkiye'de yapılmış en konstrüktivizm kokan yapılardan biridir bu yapı. 2007 yılında düzenlenen İstanbul Bienali'nde sergi mekanlarından biri olarak seçilmiş olan bu yapıda mimari araştırmalar yapmak üzere bulunmuştum ve o zaman yapının iç organizasyonu, fonksiyon şeması, formu, çizgileriyle tam bir konstrüktivist yapı olduğunu keşfedebilmiştim. Yapının sol tarafından aşağıya doğru inen sokağa bakan cephe düzeni ve arka tarafta kalan kısmına doğru çıkan yarım daire plan şemalı formu etrafında kısa bir tur attığınızda sizi şaşırtacaktır. Yapının içi ise tamamııyla süprizlerle dolu. Spor salonundan zanaat eğitim atölyelerine büyük bir konferans salonundan fuayelere her şey mimari anlamda kesinlikle ilham verici. Günümüzde de hala halk evi olarak kullanılan bu yapının bir bölümü ise adalet sarayı olarak kullanılıyor. Bu durum yapının iç bütünlüğünü bozmuş. Bu değişim için bazı yerler kapatılmış ve dolayısıyla da anlamsızlaştırılmış ve zengin iç mekan organizasyonu baltalanmış. Ancak yapının hala ayakta ve kullanılıyor olması ve yıkımının gündemde olmaması sevindirici. Malum günümüzde bu tür cumhuriyetin ilk döneminde yapılmış yapılara karşı alerji var. Belki yine günümüzde dört bir yana yapılan DEV adalet saraylarından birine kadıköy halk eğitim merkezindeki birimler de taşınır da yapı özgün formuna ve fonksiyonuna kavuşturulur diye oldukça ekstrem uç bir hayal kurarak yazımı bitireyim.
Kısaca Kadıköy Halk Eğitim Merkezi
Mimar: Rüknettin Güney
1935 Kadıköy Halk Evi olarak kuruldu.
1951 'e kadar aralıksız eğitime devam edildi
1953'te Kadıköy Halk Eğitim Merkezine dönüştürüldü
1991'de Onarımdan geçirildi
1993'te yeniden kullanılmaya başlandı
2007 İstanbul Bienali KAHEM ayağı olarak sergi mekanı görevi üstlendi.
Yapının maketine ait resimler
günümüzde bahariye caddesine bakan yapının değiştirilmiş ve müdehale edilerek çağdaşlaştırılmış(!) cephesi
yukarıdaki cephenin önceki orijinal, çağdaş olmayan (!) hali
yarım daire planlı binanın arkasındaki bu çıkıntı binayı moskova'daki pek çok konstrüktivist yapıdan farksız kılıyor. Bant pencereler de bir o kadar etkileyici ve bu güçlü duruşu destekler nitelikte. pimapen olarak değiştirilmiş ve bu esnada daraltılmış pencereleri göz önüne almazsanız ya da bir gün daha anlamlı bir restorasyon ve çağdaşlaştırma çalışmasıyla binanın özgün haline geri döneceğini hayal ederseniz benim gibi daha heyecanlı hissedeceksiniz.
Subscribe to:
Posts (Atom)































